Kışın karlar içinde bir huzur.
Yazın müzikle coşan bir enerji.
The Green White Cafe Bistro, doğayla iç içe, dört mevsim yaşayan bir hayat alanı.
Adnan Polat’ın vizyonuyla başlayan bu yolculuk, Serkan ve Erkan Gökdemir kardeşlerin özeniyle şekillendi. Ortaya çıkan şey ise sadece bir işletme değil; yaşayan bir ruh, paylaşılacak anılar…
Kış: Sıcak Bir Mola
Kayak pistlerine birkaç adım.
İçeride şömine, dışarıda kar.
Menüde sıcacık lezzetler, bardakta taze demlenmiş kahve.
The Green White, soğuğun içinde iç ısıtan bir deneyim.
Yaz: Açık Havanın Ritmi
Gün batımında müzik yükseliyor.
Canlı konserler, DJ performansları, sanatla iç içe akşamlar.
Festival gibi, ama daha samimi.
Yıldızların altında toplanan insanlar… Herkesin ortak noktası: The Green White.
Ünlülerin Sessiz Sığınağı
Göz önünde olmadan, özel hissetmek isteyenlerin adresi.
Sanatçılar, sporcular, yaratıcı ruhlar…
Kimi sahne öncesi geliyor, kimi sadece bir kahve içip gidiyor.
The Green White’ta herkes kendini rahat hissediyor.
Bir Projeden Öte, Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşü
Adnan Polat yol gösterdi.
Serkan Gökdemir her detayı düşündü.
Erkan Gökdemir işin mutfağında özenle çalıştı.
Bu üçlünün uyumu, The Green White’ı sıradışı bir yere dönüştürdü.
Her Geliş Yeni Bir Hikâye
Dünya mutfağından lezzetler…
Doğayla uyumlu mimari…
Her mevsime uygun etkinlikler…
Ve en önemlisi: samimi bir atmosfer.
The Green White Cafe Bistro, artık sadece bir mekân değil.
Bir durak. Bir nefes. Bir hikâyenin başladığı yer.